Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Suriye’de şimdi zaman ulusal birlik zamanıdır. SDG’nin bu noktada üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail ile bir koordinasyon içerisinde.” dedi.
Bakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile Bakanlıkta düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Fidan, Suriye’nin Halep şehrinde meydana gelen olayların, Türkiye’nin son bir yıldır uyarılarda bulunduğu hususun tecelli etmesi olduğunu belirterek, Suriye’de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG’nin, zamana oynamak yerine Suriye’de entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı bu olayların meydana gelmeyeceğine değindi.
PKK/YPG’nin bunun yerine, bulunduğu her yerde taviz vermeden kalma ve menfaatini ilerletme anlayışının kimseye fayda getirmediğine dikkati çeken Fidan, Suriye hükümetinin artık kendi yaralarını sardığını, terörle mücadele kapasitesini daha ileri taşıdığını ve belli konularda halkına hizmet götürdüğünü vurguladı.

Fidan, “(Suriye’de) Şimdi zaman ulusal birlik zamanıdır. SDG’nin bu noktada üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail ile bir koordinasyon içerisinde, İsrail’in bölgemizde yürüttüğü ‘böl, parçala, yönet’ politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil.” diye konuştu.
Türkiye’nin Yemen, Somaliland, Sudan ve Suriye’de yaşananları aynı mercekten görmeye başladığını dile getiren Fidan, bunun Ankara’nın stratejik değerlendirmesi olduğunu sözlerine ekledi.
“Temennimiz Suriye’ye istikrar getirecek bir mutabakata varılmasıdır”
Ukrayna konulu toplantı vesilesiyle bulunduğu Paris’te, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldiklerini söyleyen Fidan, “Suriye, ABD ve İsrail arasında yürütülen üçlü görüşmelerin seyrini kendisiyle ele almıştık. Ayrıca Suriye hükümetinin geçen hafta SDG ile gerçekleştirdiği temasları etraflıca değerlendirmiştik. Türkiye olarak temennimiz bölgedeki hassasiyetleri dikkate alan ve Suriye’ye istikrar getirecek bir mutabakata varılmasıdır.” şeklinde konuştu.
Fidan, Halep’te sivil halka yönelik düzenlenen saldırıların, Suriye’de SDG ismini kullanan terör örgütü PKK/YPG’nin gerçek niyetiyle ilgili endişeleri haklı çıkardığı ve barış çabaları konusunda karamsar bir tabloya yol açtığını ifade etti.
“Gelinen noktada SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı, Suriye’nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. Bu uzlaşmaz tavır, Suriye’nin ve bölgemizin gerçeklerine aykırıdır. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir.” diyen Fidan, bölgenin barışa ve refaha her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu mesajını verdi.
Fidan, Türkiye’nin bölgede barışın, istikrarın ve güvenliğin garantisi olmaya devam edeceğini vurgulayarak Ankara’nın bu doğrultuda sorumlu, ilkeli ve yapıcı bir dış politika izlemeye devam edeceğini bildirdi.
Umman’la yürütülen yakın işbirliğinin bu anlayışın somut bir yansıması olduğunun altını çizen Fidan, diyalogdan, diplomasiden ve adaletten yana tutumun sürdürüleceğini sözlerine ekledi.
“(Suriye’deki olayları) Çok yakından takip ediyoruz”
Fidan, Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından Suriye’deki olayların seyrinin son derece önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve ulusal ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz. Bizim görmek istediğimiz istikrar ve bölgesel barış. Bunun dışında bir hedefimiz yok. Fakat İsrail’in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkartmakta. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıflıktan beslenen bir güvenlik stratejisine sahipler. Bunun değişmesi lazım.”
“Gerektiğinde müdahil olmaktan da çekinmiyoruz”
Fidan, Suriye, ABD ve İsrail arasında yürütülen görüşmelerin bölgenin lehine, Suriye’nin toprak bütünlüğüne, güvenliğine, istikrarına olacak şekilde neticelenmesini temenni ettiklerini belirterek, şunları söyledi:
“Teşvik ediyoruz, yakından takip ediyoruz, gerektiğinde müdahil olmaktan da çekinmiyoruz. Tarafların hepsiyle konuşma konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Çünkü vizyonumuz çok net, şeffaf. Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) bunu defalarca ifade etti. Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yok. Hiç kimsenin de hiç kimsenin toprağında, bölgede gözünün olmaması lazım.”
İsrail, herkesin hakkına, hukukuna riayet ettiği sürece, Filistinlilere devletini verdiği sürece bir sıkıntı olmadığını belirten Fidan, “Ama onun yerine bölgede böl, parçala, yut politikalarının, yüzyıllar önce uygulamaya konulmuş politikadan tekrar uygulamaya konulmasının kimseye bir faydası yok. Biz bunları yakından takip ediyoruz.” dedi.
Fidan, Filistin ve Lübnan’da bölünmeyi ve işgali devam ettiren bir yapı olduğuna değinerek “İslam dünyasının kendisini tam toparlama aşamasına geçtiği bir sürede, terörle mücadeleyi geride bırakmaya başladığı bir süreçte, bölgede istikrarın, refahın ve bütünleşmenin oluşacağı bir dönemde, başka bir aklın ayrılıkçı faaliyetleri desteklemeyi gündemde tutması ve bunların hepsini bir zihinle koordine etme çabası da tabii ki dikkatlerimizden kaçmıyor.” ifadelerini kullandı.
“Maalesef SDG, yürüyen bütün süreçlerin olumluluğuna rağmen pozitif adım atmamakta direniyor, atmıyor”
Bakan Fidan, “Evvelce varılan mutabakatlara da uygun şekilde SDG unsurlarının Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmesi ve bu mahallelerin ağır silahlardan arındırılması, hükümetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması suretiyle Halep’teki durumun normalleşmesini temenni ediyoruz. Halep’te yaşayan Kürt kardeşlerimizin de Ezidi kardeşlerimizin de diğer bütün kardeşlerimizin de menfaati bundadır.” diye konuştu.
“Bunu hiçbir egemen devlet kabul etmez”
Suriye hükümetinin Halep’in tamamında temel hizmetleri, güvenlik dahil yerine getirir bir durumda olması gerektiğine işaret eden Fidan, “Şimdi siz, Halep’in içerisinde şehir içinde ayrı bir şehir, yönetim içinde ayrı bir yönetim, bir paralel yapı, bir paralel devlet oluşturmaya çalışırsanız bunu hiçbir egemen devlet kabul etmez. Artık bu paralel yapıdan SDG’nin kendisini çıkartması gerekiyor. Halep’te bütün vatandaşların lehine olacak bir tutumu benimsemesi gerekiyor.” dedi.
Fidan, son iki gündür kurumların istişare halinde olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hem Suriye tarafıyla hem şu anda ABD tarafıyla yoğun görüşme içindeyiz. İnşallah daha fazla kan dökülmeden bu sorun çözülür. Ama dediğim gibi maalesef SDG yürüyen bütün süreçlerin olumluluğuna rağmen pozitif adım atmamakta direniyor, atmıyor. Türkiye’de bir iklim var, adadan gelen mesajlar var, onlara yazılan direkt mektuplar var, verilen talimatlar var. Buna bile direnen bir akıl var. Demek ki başka yerden, başka talimatlar geliyor, başka duruş var veya ikili oynanma söz konusu. Kandil böyle bir talimatı şu ana kadar SDG’ye vermiyor. SDG’nin şu anda süreçte olumlu rol oynamaya ilişkin bir adımını görmedik.”
Terör örgütü PKK/YPG’nin ne Türkiye’nin güvenlik endişelerini hafifletmeye yönelik ne de Suriye’deki istikrara hizmet edici bir adımı olduğunu söyleyen Fidan, “Umarım İsrail’le koordine etmekten bir an önce vazgeçerler. Bölgenin asli unsurlarıyla bu işi çözerler diye yakından takip ediyoruz.” ifadesini kullandı.
(AA, Haber Aero)
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.











