Gazeteci Güntay Şimşek’in yıllar boyunca dünyanın farklı coğrafyalarında çektiği 60’tan fazla fotoğrafın yer aldığı “Eşik; İki Dünya Arası – Ara Hâl / Ara Zaman” sergisi, 10–23 Şubat tarihleri arasında İstanbul AKM Müzik Platformu Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.
Gazeteci Güntay Şimşek, yıllar boyuncu dünyanın dört bir yanında çektiği fotoğrafları bir sergide sanatseverlerle buluşturuyor. Şimşek’in izleyiciye cevaplar vermekten çok, çağımızın kırılganlıkları üzerine düşünmek için bir alan açmayı amaçlayan ‘Eşik; İki Dünya Arası – Ara Hâl / Ara Zaman‘ başlıklı sergisinde 60’tan fazla fotoğraf 10-23 Şubat tarihlerinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi Müzik Platformu Salonu’nda sergilenecek.
Ara Hâl / Ara Zaman, çağdaş insanın doğa, teknoloji ve medeniyet arasında giderek kalıcı hâle gelen varoluşsal eşik durumunu ele alan bir sergi projesidir. Sergi, modern bireyin artık ne bütünüyle doğaya ait olabildiği ne de inşa ettiği sistemler içinde tam anlamıyla huzurlu bir konum bulabildiği bir döneme odaklanır.
Günümüz dünyasında aidiyetler, sınırlar ve anlamlar çözülmekte; zaman doğrusal bir ilerleme hattı olmaktan çıkarak üst üste binen, yoğunlaşan ve çatışan katmanlar hâlinde deneyimlenmektedir. Ara Hâl / Ara Zaman, bu belirsizlik alanını geçici bir kriz olarak değil, çağdaş varoluşun süreklilik kazanmış bir durumu olarak ele alır.
Sergide doğa romantize edilmez; medeniyet de mutlak bir ilerleme fikriyle yüceltilmez. Yosun tutmuş bir ağaç gövdesi ile bir havaalanı altyapısı, aynı anlatının eşit parçaları olarak yan yana gelir. İnsan, bu anlatıda hem tahrip eden hem de onarmaya çalışan çelişkili bir özne olarak görünürlük kazanır.
İnsan figürü serginin merkezinde yer almaz; ara bir konumda, sessiz bir tanık olarak var olur. Yaşlı bir yüz, bir işçi bedeni ya da bir izleyici silueti, yargılayıcı olmayan bir bakışla kaydedilir. Sergi, izleyiciyi suçlamaya değil; görmeye, düşünmeye ve duraksamaya davet eder.
Ara Hâl / Ara Zaman, bir çözüm ya da gelecek vaadi sunmaz. Bu sergi, izleyiciye cevaplar vermekten çok, çağımızın kırılganlıkları üzerine düşünmek için bir alan açmayı amaçlar.
Sergi, fotoğraf pratiği aracılığıyla kişisel hafızadan süzülen imgeleri, zaman ve mekân sınırlarını aşan ortak bir anlatıda buluşturur. Fotoğraf, burada yalnızca belgeleyici bir araç değil; bakma, kaydetme ve tanıklık etme sorumluluğunu üstlenen düşünsel bir pratik olarak ele alınır.
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.
















