Hava yolu şirketlerinin yolcu ve kargo taşımacılığında kullandığı uçak sayısı 2021–2025 döneminde yüzde 43 artarak 558’den 800’e yükseldi. Aynı dönemde koltuk kapasitesi ise yüzde 51 artışla 104 bin 464’ten 157 bin 785’e çıktı.
Türkiye’nin havacılıkta son yıllarda sergilediği büyüme, altyapı yatırımları ve artan uluslararası uçuş ağıyla desteklenerek sürdürülebilir bir yapıya kavuştu. Ülke genelinde yıllar içinde hayata geçirilen havalimanı projeleri, hava yoluyla seyahati daha erişilebilir hale getirirken, İstanbul Havalimanı’nın devreye alınması Türkiye’yi küresel havacılık ve lojistik merkezlerinden biri konumuna taşıdı.
Antalya Havalimanı ve Ankara Esenboğa Havalimanı’nda yapılan kapasite artırıcı yatırımlar da hem yolcu trafiğini hem de hava yolu şirketlerinin operasyonel ölçeğini büyüttü.
Bu gelişmelerin etkisiyle Türkiye, 2025 yılı sonu itibarıyla 133 ülkede 356 noktaya uçuş gerçekleştirir hale geldi. Hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı ise 247 milyonu aşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı.
Filo ve kapasite her yıl istikrarlı arttı
Son beş yıllık dönemde filo ve koltuk kapasitesindeki artışın kademeli ve istikrarlı şekilde gerçekleştiği görüldü.
- 2021: 558 uçak – 104.464 koltuk
- 2022: 598 uçak – 113.054 koltuk
- 2023: 668 uçak – 130.196 koltuk
- 2024: 729 uçak – 143.050 koltuk
- 2025: 800 uçak – 157.785 koltuk
Bu veriler, yalnızca uçak sayısının değil, uçak başına düşen ortalama koltuk kapasitesinin de arttığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu durumu daha verimli ve büyük gövdeli uçakların filolarda artan payına bağlıyor.
Filoda aslan payı THY’nin
Türkiye’deki hava yolu işletmelerinin filosunun büyük kısmını yolcu uçakları oluşturdu. 2025 sonu itibarıyla filodaki 800 uçağın 760’ı yolcu, 40’ı ise kargo taşımacılığı amacıyla kullanıldı.
Şirketler bazında bakıldığında, Türk Hava Yolları (THY) filonun açık ara lideri konumunda yer aldı. 2025 yılı sonunda THY’nin uçak sayısı 473 olarak kayıtlara geçti. THY’yi 128 uçakla Pegasus Hava Yolları, 81 uçakla SunExpress izledi.
Kapasite artışı filonun önüne geçti
Veriler, koltuk kapasitesindeki artışın filo artışını geride bıraktığını gösteriyor. Bu durum, Türk hava yolu şirketlerinin yalnızca sayısal büyümeye değil, verimlilik ve uzun menzil odaklı filo dönüşümüne yöneldiğine işaret ediyor.
Sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde Türkiye merkezli hava yolu şirketlerinin yeni nesil, yakıt verimliliği yüksek uçak yatırımlarıyla küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşmasını bekliyor.
(AA)
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.












